Toplumsal Yakınlaşma ve Uzlaşma (SCORE) Endeksi 2015 yılı Kıbrıs Araştırma Sonuçlarının Yansımaları

Her iki toplumda da bazı kesimler olası bir siyasi uzlaşmayı desteklemeye daha az hazır

Son yapılan SCORE araştırmasının sonuçlarına göre, her iki toplumda da bazı kesimlerin olası bir siyasi uzlaşmayı desteklemeye daha az hazır oldukları tespit edildi. Kıbrıs Rum toplumunda kadınların ve (18-35 yaş arası) gençlerin olası bir çözüme daha az hazır oldukları görülmüştür. Buna göre, Kıbrıslı Rum gençlerin kendilerini Kıbrıslı Türklerden kültürel ve sosyal olarak daha uzak gördüğü, iletişim kurmakla ilgili kaygı duydukları ve empati kurma konusunda zorlandıkları tepit edildi. Aynı zamanda, Kıbrıslı gençlerin gündemdeki gelişmeleri takip etmeye çok fazla eğilimi olmadığı ve ekonomik kaygılar taşıdıkları görülmektedir. Kıbrıs Türk toplumunda ise, kendilerini siyasi yelpazenin sağında konumlandıran kişilerinin çözüme daha az hazır oldukları ve bu kişilerin Kıbrıslı Türklerin toplumsal güvenliğinin azalmış olduğu görüşüne sahip oldukları belirtildi. 

 

2015 yılı Kıbrıs Araştırma Sonuçlarının Özeti 

Kıbrıs Rum toplumunda, kamu kurumlarına güven duyan ve kamusal alanda etkin katılım gösteren kişilerin gündemdeki gelişmeleri daha fazla takip ettikleri ve kurumların kendilerini daha fazla temsil ettiği algısı görülmektedir. Genel olarak, kamunun gidişatından memnun olan, kurumlarına güvenen ve kurumları tarafından temsil edildiğine inanan kişiler, siyasi bir uzlaşmaya daha fazla hazırdır (SCORE 2014 araştırmasında da ayni sonuç elde edilmiştir). 

 Kıbrıs Türk toplumunda ise, Uzlaşma’ya ilişkin olumsuz algıların Kıbrıslı Türkler arasında giderek arttığı, gruplararası ilişkileri ölçen göstergelerin tümünde sonuçların gerilediği tespit edildi. Bu durum, Kıbrıslı Türkler tarafından kamu kurumlarına duyulan bağlılığın artmasına ve siyasi uzlaşma eğiliminin azalmasına neden olmaktadır.  

SCORE araştırma sonuçları  gelecekte Kıbrıs’ta bir barış planının kabulüne yönelik kamuoyu desteğinin artması için toplumlararası endişenin, toplumsal tehdit algısının ve iki toplum arasındaki kültürel mesafenin azaltılması gerektiğini göstermektedir. Bu bağlamda, adada sürdürülebilir barışın sağlanması için tüm karar vericiler, müzakere ekipleri, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri dahil olmak üzere tüm aktörlerin araştırma sonuçlarını dikkate alarak iki toplumu birbirini daha fazla yakınlaştıracak stratejiler geliştirmeleri ve iki toplum arasında algı ortamını olumlu bir düzeye çıkartmaları gerekmektedir.

Kıbrıs Rum Toplumu 

Gençler:

Gençlerin görüşlerini ifade edebilecekleri fırsatlar yaratılarak, barış sürecine katılımları sağlanmalıdır. Bu amaçla, genelinde faaliyet gösterecek bir gençlik kurulu oluşturularak ulusal gençlik politikası geliştirilmelidir. Liderlerin ve müzakere heyetlerinin kurul tarafından düzenlenen bir toplantıya bizzat katılarak, kurul üyelerine görüşlerini paylaşmaları konusunda teşvik etmeleri, gençler ve barış süreci arasında bir iletişim köprüsü kurulmasını sağlayacaktır. Böyle bir gençlik kurulunun oluşturulması önerisi iki lider tarafından açıklanmalı ve kurul temsilcileriyle yapılacak olan yüz-yüze görüşmeler aracılığıyla desteklenmelidir. 

Basının bağımsız, tarafsız ve yeterince bilgi sahibi olmaması, gençlerin güncel konulara duyarsız kalmasına neden olabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle, alternatif medya araçları ve iki-toplumlu radyo-televizyon programları iki liderin aktif desteği  ile yaygınlaştırılmalıdır.

Her iki toplumda da gençlerde işsizlik oranının yüksek olması, Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkleri birbirinden uzaklaştırmak yerine, yakınlaştırabilecek ortak bir sorundur. Stelios Vakfı gibi iki-toplumlu insiyatiflerle ilgili farkındalık artırılmalıdır. Hibe almaya hak kazanan bireyler üniversitelerde konuşmalar yaparak, toplumlar arası işbirliğinin işsizlik sorununa nasıl çözüm sağlayabileceği konusunda tecrübelerini paylaşmalıdır.  

Özellikle Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerin büyük bir bölümünün yüksek ögrenim gördüğü dikkate alınarak, üniversiteler ‘diğeri’ ile biraraya gelmek için oldukça uygun bir ortam sağlamaktadır. Akademisyenler resmi olmayan akademik ziyaretler ve eğitim mübadelesi düzenleyebilir. 

Kadınlar: 

Kadınların gelecekle ilgili korkuları ve geçmişle ilgili düşünceleri ön plana çıkarılmalıdır. Kadınların görüşlerini ifade edebilecekleri fırsatlar yaratılmalıdır. Örneğin, her iki toplumda da tüm şehirlerde ve kırsal bölgelerde düzenlenecek odak grupları toplantıları aracılığıyla toplumun her kesiminden kadınlar biraraya gelerek görüşlerini paylaşmalıdır.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması Kıbrıs Barış süreci için son derece önemlidir – Toplumsal cinsiyet konusunda uzmanlar ve kadın temsilciler yalnızca kadınları ilgilendiren konularda faaliyet gösteren ‘kadın komiteleri’ yerine, tüm karar-alma mekanizmalarında etkin şekilde yer almalıdır. 

Siyasi partilerde görev alan veya sivil toplumda rol alan kadınlar diğer toplumdan kadınları davet edecekleri etkinlikler düzenleyebilirler. Böylece her iki toplumdan kadınlar bir araya gelerek, Kıbrıs sorunu dışında da, kendilerini ilgilendiren ortak konuları konuşma fırsatı elde edebilirler. Siyasi partilerde görev alan kadınlar partiler arası bağlantılar kurarak kadınların barış sürecinde temsil edilmelerini sağlayabilir.

Toplumların bir arada yaşamasını tehdit unsuru olarak gören bireyler:

Lefkoşa kazası dışındaki yerleşim bölgelerinde, toplumlar arası iletişim kurulması için daha az fırsat olması sebebiyle; güven yaratabilecek, anlamlı ve olumlu temas ihtiyacı daha fazladır. Bu nedenle, ara bölgenin farklı noktalarında Dayanışma Evi gibi toplumlar arası teması sağlayan merkezler oluşturularak ada genelinde daha fazla fırsatların yaratılmasına imkan sağlanmalıdır. 

SCORE Araştırma Sonuçları ve Kıbrıs Barış Süreci  

Araştırmaya katılan Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerin neredeyse yarısı (sırasıyla %51 ve %47), gerek duyulması halinde, federal bir çözüm modelini tolere edilebilir bulmaktadır. Ancak, Kıbrıslı Rumların yalnızca %29’u ve Kıbrıslı Türklerin ise yalnızca %28’i bir referandumda ‘Evet’ oyu kullanacaklarını belirtirken, Kıbrıslı Rumların %55’i ve Kıbrıslı Türklerin %32’si kararsız kalmıştır. Kamuoyunun referandumda barış sürecini desteklemesi için halkın müzakere sürecine ilişkin olarak bilgilendirilmesi ve görüşlerinin dikkate alındığını görmeleri gerekmektedir. Bunun için ortaklaşa geliştirilecek bir iletişim stratejisi vasıtasıyla liderlerin kamuoyunun genelini sürece ilişkin olarak bilgilendirmeleri, bu bilgilendirmenin özellikle (1) toplumların birbirlerine karşı duydukları korku ve şüphenin giderilmesi, ve (2) çözümün faydalarının her iki topluma anlatılmasını hedeflemesi gerekmektedir. 

Özellikle Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğunun referandumda net bir “evet” veya “hayır” yanıtına sahip olmayan kararsız bir kesim olduğu dikkate alınarak, liderlerin vatandaşlara kulak verip, barış planının asıl içeriğiyle ilgili olan beklentilerini değerlendirmeleri gerekmektedir. Toplumlar arasında karşılıklı güven inşaasının sağlanması için, halkların beklentilerinin, müzakerelerin sonuçlanmasını beklemeden, barış süreci boyunca liderler tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.  Toplumlar, Kıbrıs’ta sürdürülebilir barışın sağlanması için gerekli olan koşulları sunabilecek bir sosyo-politik yaşam kültürüne hazırlanmalı veya teşvik edilmelidir. Toplumları yakınlaştırmak için tüm kesimlerin çaba sarfetmesi gerekmektedir. 

Her iki toplumda da siyasi ve toplumsal liderler çok-kültürlü bir toplum olmanın sağlayacağı kazanımları dile getirerek; sosyal, ekonomik ve siyasi faydaları anlatmalıdır. İki lider, toplumlar arası olumlu temas konusunda örnek teşkil ederek son derece önemli bir göreve sahiptir. Halka açık etkinliklere birlikte katılarak, üniversitelerde, belediyelerde, ve köylerde ortak konuşmalar yaparak toplumlar arası teması daha fazla meşrulaştırabilirler.   

Kıbrıs Türk Toplumu 

Sağ görüşlü kesim:

Her iki toplumdaki sağ görüşlü partiler arasında ortak bir zemin oluşturulabilmesi için diyalog kurulması gereklidir. Örneğin, ekonomik konularda görüş alış-verişinde bulunulması gibi adımlar, özellikle Kıbrıslı Türk sağ partilerin çözüm sonrasında da siyasette önemli bir role sahip olacakları ile ilgili güvence vererek, çözümle ilgili endişelerin giderilmesine yardımcı olabilir.  

Kıbrıslı Rumların farklı bir kültüre ve farklı bir topluma sahip olduğunu düşünen kişiler: 

Kültürel mesafe sorununu çözmeye yönelik uygulamalar, adada kültürel çeşitliliği öne çıkaran siyasi uygulamalar temelinde tasarlanmalıdır. Her iki toplumda da siyasi ve toplumsal liderler çok-kültürlü bir toplum olmanın sağlayacağı kazanımları dile getirerek; sosyal, ekonomik ve siyasi faydaları anlatmalıdır. Örneğin:

  1. Her iki toplum üyelerinin kendi kültürlerini, çatışmalarda yaşadıklarını ve kendi ulusal kimliklerini anlatabilecekleri fırsatların teşvik edileceği temas imkanlarının sağlanması
  2. Diğer toplumun kültürüyle ilgili tarafsız bilgilerin basın aracılığıyla kamuoyu ile paylaşılması veya internet üzerinden erişilebilen tarafsız eğitsel malzemelerin öğretmenler tarafından kullanılması.  
  3. Diğer toplumun dilinin erken yaşlarda (tercihen ilkokul seviyesinden) başlayarak öğretilmesi.

Kıbrıslı Türk kurumlar tarafından temsil edildiğine oldukça inanan kişiler: 

Çözüm sonrası adanın kuzeyinin de Avrupa Birliği müktesabatına tabi olmasıyla Kıbrıslı Türklerin mevcut kurumlarından daha güçlü ve daha etkili kurumlara sahip olacakları konusunda bilgilendirilmeleri ve çözüm sonrası sahip olacakları statü konusunda farkındalık yaratılması gerekmektedir.